Eğitimin tek ayağının olmadığı, teoride herkesin malumu. Fakat pratikte herkes
eğitimci, herkes psikolog. Bu sarmaldan çıkmanın yolu, sorumluluğu hissedenlerin
taşın altına ellerini koymalarıyla veli, öğretmen ve öğrenci üçlüsünün birbirini anlamaya
çalışmalarından geçiyor. Eğitime hem öğretmen hem de veli penceresinden baktıktan
sonra kaleme alınan bu hikayeler, ümit ediyoruz ki eğitimin taraflarının kendilerini tekrar
gözden geçirmelerini, belki biraz da empati yapmalarını sağlar.